Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek |


Turks > Nederlands <> Nederlands > Turks Woordenboek.
Türkçe > Felemenkçe <> Felemenkçe > Türkçe Sözlük.
Türkçe > Hollandaca <> Hollandaca > Türkçe Sözlük.
77238 Kelime - Woord.


'çikmak,' Kelimesinin Anlamları:

aan het komen gün işiğina çikmak, ipliği pazara çikmak, fig/mec
açiğa çikmak, geven işik vermek, er gaat mij een op (şimdi) anlamaya
açiyor, (uit het ei komen, civciv) çikmak, 5 ergens bir şeye çözüm
almak, iemand op de s tikken birine sert çikmak, birini azarlamak, iemand
ayirmak, II gs, (, is ) 1 dişari gitmek, şehir dişina çikmak, 2 ! soyun!
ayrilmak, çikmak, van het personeel zijn 200 mensen afgevloeid
ayrilmak, op (met) gaan tatile gitmek, tatile çikmak, ik ga met naar
başarisiz sonuçlanmak, kötü bitmek, cilk çikmak, het mislukte haar o kiz
bekend worden resmen yayimlanmak, çikmak, bildirilmek, 5 van
beklenmedik bir anda (ile) ortaya çikmak, bir şeyle görünmek
beklentilerinde hayal kirikliğina uğramak, beklentileri boşa çikmak, 2
BEKLIMMEN g, (beklom, h, beklommen) tirmanmak, çikmak, de troon
BESTIJGEN g, (besteeg, h, bestegen) tirmanmak, çikmak, (paard,
bezoek komen birine ziyarete gelmek, de t,v, komen televizyona çikmak,
binmek, een berg dağa tirmanmak, de troon tahta çikmak,
birin desteklemek, birine arka çikmak, II z, hij is a) o arkada,
birinden üstün olmak, iets (de) baas kunnen bir şeyle başa çikmak,
bomen ağaç sökmek, II gs, (, is ) yola çikmak, hareket etmek, yola
BOVENKOMEN gs, (kwam boven, is bovengekomen) 1 yüzeye çikmak,
bulmak, bir şeyin içinden çikmak, bir şeyi çözmek, ergens voor bir şeyi
bulmak, ortaya çikmak, hasil olmak, olup bitmek, het is zo gebeurd böyle
çay demleniyor, 3 (, h/is ) (reizen) geziye çikmak, zij trokken naar het
çikarmak, on misli artirmak, II gs, (, is ) on katina çikmak, on kat
çikarmak, op de treden ön plana çikmak, önemli rol oynamak, ik stel dat op
çikmak, (hoger worden) artmak, çikmak, yükselmek, tirmanmak, çoğalmak, de
çikmak, (v, gevoelens enz,) yeniden ortaya çikmak, akla gelmek,
çikmak, (verschijnen) yayimlanmak, çikmak, wanneer zal je boek ? kitabin
çikmak, voor (iemand) iets (biri) bir şey için bir şeyler yapmak,
çikmak, bozulmak, tamir edilmez hale gelmek
çikmak, çok kizmak, het water raast in de ketel su çaydanlikta ötüyor, fokur
çikmak, de economie trekt aan ekonomi düzeliyor, de prijzen trokken
çikmak, de vulkaan barstte uit volkan patladi, in tranen gözyaşi boşalmak,
çikmak, dişari gitmek, 2 (naar film, cafe enz, gaan) dişari çikmak, şehre
çikmak, doğru yoldan sapmak
çikmak, haddini aşmak, zich een oordeel over iets haddini aşarak
çikmak, katilmamak, van de genodigden vielen er drie af
çikmak, ten nadele van anderen başkalarinin zarari pahasina
çikmak, tranen welden in haar ogen op gözlerinden yaş fişkiriyordu
çikmak, van naar beneden yukaridan aşağiya, van tot onder
çikmak, yoluna koymak, halletmek
de zijn hurdasi çikmak, bozulmak, kullanilmaz hale gelmek, şifayi bulmak
de plaats van nin yerine geçmek, in de openbaarheid açiğa çikmak,
de rechter (persoon) mahkemeye çikmak, hakim önüne çikmak, (v, zaak)
deniz trafiği, 4 boven komen a) su yüzüne çikmak, meydana çikmak, tekrar
devriyeye çikmak, 2 (personen) devriye, 3 (padvinderstroep) izci grubu
dişari çikmak, dişari firlamak
dişaridayim, naar gaan a) dişari çikmak, b) (naar een andere stad
dişina çikmak, van het onderwerp konudan uzaklaşmak,
düşmek, (v, woord) ağzindan kaçmak, 3 (uit het geheugen) aklindan çikmak,
enz, görünmek, gözükmek, 2 jur/huk mahkemeye çikmak, hakim önüne çikmak
etmek, araya girmek, karişmak, 7 (zich voordoen) ortaya çikmak, baş
etmeliyim ki... 6 (ontdekt worden) ortaya çikmak, çözülmek, keşfedilmek, gün
ettirmek, temize çikarmak, 2 zich temize çikmak, hakli çikmak
eve taksi getirmek, 2 (naar voren komen) öne gelmek, ileri çikmak, 3 (voor
FALEN gs, (faalde, h, gefaald) 1 boşa gitmek, cilk çikmak, neticesiz
fig/mec over zijn en zijn dengesizleşmiş olmak, sinirleri rayindan çikmak,
foyasi meydana çikmak, zuur trekken yüzünü buruşturmak/ekşitmek, uit het
gaan yemeğe çikmak, ik ben er çözdüm, hallettim, 2 (klaar) bitti, het boek
gelmek, (v, golven) güverteye çikmak, 3 fig/mec niet goed kötü gelmek,
gelmek, den) üstün olmak, gölgede birakmak, (e) baskin çikmak, sollamak,
GERECHT I h, ( en) 1 mahkeme, voor het verschijnen mahkemeye çikmak,
girişmek, II g, (, h, ) (doen) yapmak, baş etmek, başa çikmak, ik
gitmek, dişari çikmak, dişari eğlenmeye çikmak
görmek, straf ceza almak, tanden dişleri çikmak, diş getirmek,
görünmek, sahneye çikmak, in een tv, programma televizyon programina
görüşten yola çikmak, de thee vlekken gaan er niet uit çay lekeleri
göstermek, görünmek, olmak, vuku bulmak, meydana çikmak, II h, 1 gösteri,
göstermek, su yüzüne çikmak, ortaya çikrnak
gözlerini yummak, cani çikmak, (plat/argo) imamin kayiğina binmek, tahtaliyi
gülmeye tutulmak, 3 (uit de grond) çikmak, filizlenmek, filiz sürmek, 4 dat
hapisten çikmak, 2 (los worden) kurtulmak, boşalmak, 3 (zich uiten)
hat, demiryolu hatti, uit het raken raydan çikmak, fig/mec yoldan çikmak,
hatirindan çikmak, haar naam is mij ontschoten adi hatirimdan çikti, adini
iets birini (bir şeyi) savunmak, birine (bir şeye) sahip çikmak, birini
oorlog patlak vermek, başlamak, (ziekte) aniden ortaya çikmak, 3 het weet
plat/argo ortaya çikmak, ortalikta görünmek, II g, ( , h, ) arayip
uitgetrokken worden çikmak, mijn schoenen gaan moeilijk uit ayakkabilarim
veroorzaakt worden kaynaklanmak, gelmek, vuku bulmak, ortaya çikmak, dat
verschijnen zich görünmek, ortaya çikmak, (firsat vb,) düşmek, olmak,
zich verzetten tegen) karşi koymak, karşi çikmak, kabul etmemek

Ana Sayfaya Dön